28 Şubat 2026 ABD-İsrail’in İran’a Yönelik Saldırıları: Ne Oldu, Taraflar Ne Diyor, Uluslararası Hukuk Ne Söylüyor?
28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı hava ve füze saldırıları, küresel güvenliği ve Orta Doğu’daki dengeleri derinden sarsan yeni bir krizin fitilini ateşledi. Washington ile Tahran arasında nükleer program müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde gerçekleşen bu eylemler, bölgesel çatışmaların sınırlarını genişleterek Birleşmiş Milletler’i (BM) acil olarak harekete geçirdi.
Hukukçular Derneği olarak bu sayımızda, yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği ve karşılıklı misillemelerle tırmanan bu sıcak çatışmayı uluslararası hukuk prensipleri çerçevesinde mercek altına alıyoruz.
İlgili yayınımızda şu kritik soruların hukuki analizlerini bulabilirsiniz:
-
Sahadaki Durum: Saldırıların boyutu, hedef alınan stratejik noktalar ve sivil kayıpların uluslararası insancıl hukuk boyutundaki yansımaları nelerdir?
-
Kuvvet Kullanma Yasağı: ABD ve İsrail’in eylemleri, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2(4). maddesinde düzenlenen uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanma yasağına karşı açık bir ihlal mi oluşturuyor?
-
Önleyici Saldırı Doktrini: “Önleyici saldırı” ve “yakın tehdit” gerekçelerinin güncel uluslararası hukukta bir karşılığı var mıdır?
-
Meşru Müdafaa Hakkı: İran’ın BM Şartı 51. madde uyarınca “doğal ve meşru” müdafaa hakkını kullanma argümanı hukuki açıdan nasıl değerlendirilmelidir?
BM Genel Sekreteri António Guterres’in “kontrol edilemeyecek bir zincirleme süreç” uyarısında bulunduğu bu kriz ortamında, tarafların argümanlarını hukuki bir zeminde inceleyen detaylı raporumuzu aşağıdaki bağlantıdan cihazınıza indirebilir veya doğrudan okuyabilirsiniz.




