Rusya Federasyonu’nun, 21 Şubat 2022 tarihinde doğu Ukrayna’daki Donetsk ve Luhansk ayrılıkçı bölgelerinin bağımsızlığını resmen tanımasıyla başlayan süreç, 24 Şubat 2022’de Rus kuvvetlerinin Ukrayna’ya girmesiyle büyük ölçekli bir silahlı çatışma ve işgal girişimine dönüşmüştür. Çatışmanın başlamasından bu yana asker-sivil ayrımı yapmayan bu şiddet, başkent Kiev de dahil olmak üzere Ukrayna’nın farklı bölgelerine yayılmıştır.
Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya karşı gerçekleştirdiği askeri operasyonlar uluslararası hukuka tamamen aykırıdır. Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında yer alan güç kullanma yasağı, müdahale yasağı ve diğer devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme yükümlülüğü bu operasyonlarla ihlal edilmiştir.
Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23 Şubat tarihli konuşmasında iki temel argüman üzerinden Rusya’nın meşru müdafaa ve müdahale hakkına sahip olduğunu iddia etmiştir: Donetsk ve Luhansk ayrılıkçı bölgelerinin askeri yardım talebi ve Rusya’nın NATO ile Ukrayna tarafından tehdit altında olması. Ancak, bu iddialar yayılmacı bir politikayı ve saldırganlığı meşrulaştırma çabasından öteye gidememekte; gerçeklikten ve hukuki dayanaklardan uzaktır.
Birleşmiş Milletler Şartı Madde 2 (4)’e göre, üye devletlerin başka bir devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığına karşı BM’in amaçlarıyla bağdaşmayacak şekilde kuvvet kullanması yasaklanmıştır. Bu yasağın iki istisnası bulunmaktadır: meşru müdafaa hakkı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı.
Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına karşı kullanılan kuvvet, BM Şartı Madde 2 (4) hükmünü açıkça ihlal etmiştir. Bu durum, uluslararası barış ve güvenliği ciddi bir tehlike altına sokmaktadır. Gerçekleşen bu uluslararası silahlı çatışmada tüm taraflar, insanlık felaketlerinin önlenmesi adına uluslararası insancıl hukuka ilişkin yükümlülüklerini gözetmelidir.
25 Şubat günü Rusya Federasyonu’nun, BM Güvenlik Konseyi’nde Ukrayna’ya yönelik saldırıları kınayan bir karar tasarısını veto etmesi dikkat çekicidir. Ukrayna’ya yapılan saldırılara karşı Rusya’nın veto hakkını kullanması, Rusya’nın daimi üye olması nedeniyle mevcut Güvenlik Konseyi sisteminin uluslararası barış ve güvenliğin tesisinde ne kadar etkisiz kaldığını bir kez daha ortaya koymaktadır.
Rusya Federasyonu tarafından Ukrayna’ya yönelik gerçekleştirilen saldırılar, bölgede kalıcı barışın, huzurun ve istikrarın tesis edilmesini geri dönülemez biçimde engellemektedir. Bu kabul edilemez şiddet karşısında, Hukukçular Derneği olarak insanlığa zarar veren bu çatışmanın son bulmasını umut etmekteyiz ve Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgali kınıyoruz.
HUKUKÇULAR DERNEĞİ
01.03.2022





