Kamuoyunu günlerdir meşgul eden ve “Şule Çet Davası” olarak bilinen, 29 Mayıs 2018 tarihinde Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in 20. kattan düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davada önemli bir gelişme yaşandı.
Bu süreçte sanık avukatı Levent Ekmen, genç kızın okul notlarını içeren transkript ile sağlık reçetesini delil olarak dosyaya sunmuştur. Buna rağmen, Av. Levent Ekmen’in sunduğu bu transkript ve sağlık reçetelerinin “kişisel veri” niteliğinde olduğu ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçunun oluştuğu gerekçesiyle hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği kamuoyuna yansımıştır.
Hukuki Değerlendirmelerimiz
Öncelikle, 6698 sayılı kanuna göre kişisel veri; kimliği belirli ya da belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Gerçek bir kişilik tam ve sağ doğumla başlar ve ölümle sona erer.
Bu bağlamda, ölmüş bir kişinin verilerinin bu şekilde “kişisel veri” olarak kabul edilmesi ve buna bağlı olarak Türk Ceza Kanunu’nun 136. Maddesi kapsamında yer alan “Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunun” oluştuğu sonucuna varılması, kanunun amacının dışında hukuka aykırı bir yorumlama teşkil etmektedir.
Savunma Hakkı ve Mesleki Etik
Hukuki gerekçelerden bağımsız olarak ele alındığında ise, bir avukatın yargılama dosyasına sunduğu delillerin varlığı, temel savunma hakkının bir parçasıdır. Savunma hakkını zedeleyen, zorlaştıran veya ortadan kaldıran eylem ve davranışlardan kaçınılması gerekmektedir.
Meslektaşımız hakkında her açıdan hukuka aykırı olarak verilmiş bu karar, savunma ve hak arama mücadelesi veren tüm meslektaşlarımızın iş yapmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum, avukatlık mesleğinin onur ve itibarını zedelemektedir.
Bu gerekçelerle, Hukukçular Derneği olarak hukuka aykırı olan bu kararın emsal teşkil etmemesini umut ediyoruz. Avukatlık mesleğini hukuk kuralları içerisinde rahatça yapabilmek adına sürecin yakından takibi kamuoyuna saygıyla duyurulur.
HUKUKÇULAR DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU
06.01.2022





