İsrail, uluslararası hukuk açısından bir işgal devletidir. İşgalci güçlerin mübarek Ramazan ayının 28. Günü Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlar, hem hukuka hem de temel insan haklarına açıkça aykırıdır.
Kudüs ve Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Hukuksuz İşgaller
İsrail Yüksek Mahkemesi’nin, Filistinli ailelerin Kudüs’te yer alan Şeyh Cerrah Mahallesi’nden tahliye edilmesine yönelik alt mahkeme kararına yapılan itirazı 10 Mayıs’ta sonuçlandırması bekleniyordu. Bu itirazın reddedilmesi ve alt mahkemenin kararının onanması durumunda, yüzyıllardır aynı yerde yaşayan Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılarak yerlerine Yahudi ailelerin yerleşmesine izin verilmesi planlanmaktadır.
Ancak işgal güçleri, ellerinde tapu olduğunu iddia ederek ve Yüksek Mahkeme kararının açıklanmasını beklemeden Şeyh Cerrah Mahallesi’ne gelmeye başlamış ve Filistinli aileleri yaşadıkları evlerinden zorla çıkarmaya çalışmıştır. Bu eylemler tamamen hukuka aykırıdır.
Uluslararası Hukuk Açısından İhlaller
İsrail’in Kudüs üzerindeki sistemli işgal girişimleri uluslararası hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir. Batılı devletler dahil olmak üzere uluslararası toplumun sürekli itidal çağrılarına rağmen, İsrailli işgalciler yıllardır Doğu Kudüs’ü sistematik bir şekilde işgal etmeye devam etmektedir.
Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın karakterini ve statüsünü değiştirmeye çalışan işgal güçlerinin aldığı tüm yasama ve idari önlemler ile gerçekleştirdiği eylemler, Sivil Halkın Korunması ile ilgili Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin açık bir ihlalidir ve yasal geçerliliği bulunmamaktadır.
Filistinlileri kendi vatanlarında göçe zorlayan İsrail politikaları ve hükümet tarafından gerçekleştirilen saldırılar, uluslararası hukuk kapsamında insanlığa karşı işlenen suç niteliğindedir.
İşgalci İsrail’in Eylemleri Kınanmalıdır
21. Yüzyılda, insanlığın on iki bin yaşında olduğu bir dönemde, gözler önünde canlı yayında insan hayatına kastetmek; hukukun dışına çıkıldığı zaman başka hiçbir sınırın kalmadığını göstermektedir. Bu nedenle tüm insanlık tarihinin hukukunun korunması ve gelecekte yeni bir soykırım lekesi oluşmaması adına, bugünkü vahşete karşı tüm dünya kamuoyunu ses vermeye davet ediyoruz.





