“Farklı Cinsel Kimliklere Saygı” Kılıfıyla Özendirilen Durumların Karşısında Bir Açıklama
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın, Hacı Bayram Camii’nde temsili olarak kıldığı Cuma namazı hutbesi dikkat çekmiştir. Bu konuşmada, tüm insanlığa “Ey insanlar! Canımıza, aklımıza, inancımıza, malımıza ve neslimize zarar veren şeylerden uzak duralım” çağrısında bulunulmuş; son dönemde özellikle sosyal medya ve bir kısım kurumlar eliyle yoğunlaştırılan eşcinsellik konusuna karşı vahyi perspektifiyle önemli hatırlatmalar yapılmıştır. Erbaş, vaazında İslam’ın bu konuyu lanetlediğine değinerek, “Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.” ifadelerini kullanmıştır.
Bu konuşmanın ardından Ankara İnsan Hakları Derneği, Prof. Dr. Ali Erbaş hakkında cinsel sapkın LGBT’lilere yönelik nefret söyleminde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ve görevden alınması çağrısı yapmıştır. Bu tür açıklamalar üzerine, İslam düşmanlığı algısıyla hareket eden bir kısım barolar ve sivil toplum kuruluşları, Erbaş’ın ifadeleri üzerinden toplumun en hassas değerlerine yönelik kinlerini ortaya koymuştur.
İslam Düşüncesine Yönelik Yeni Propaganda Cephesi
Bu durum, çağdışı veya geri olduğu iddia edilen İslam’ı belirli bir tarih aralığına hapsetmeye çalışan ve İslam’ın evrenselliğine savaş açan zihin dünyası tarafından kullanılmıştır. Ali Erbaş üzerinden kendilerine yeni bir propaganda cephesi açıldığı görülmektedir.
Son dönemde sadece Türkiye değil, küresel çapta pek çok ülke ve bu ülkelerde yaşayan Müslümanlar ahlaki bir saldırı altındadır. Öncelikle çocuklarımız ve genç nesillerimiz olmak üzere insanlık, yozlaşmış Batı kültürünün örnekliğinde kirli yönlendirmelere maruz bırakılmaktadır. Sapkınlığı “normalleştirmek ve yaygınlaştırmak” amacıyla hareket eden bazı yapılanmalar uluslararası düzeyde de desteklenmektedir. Bugün karşımıza çıkan bu durum, çizgi filmlerden sinema filmlerine kadar çeşitli mecralar üzerinden, “farklı cinsel kimliklere saygı” kılıfıyla özendirilmektedir.
Kur’an-ı Kerim Perspektifi ve İbret Alma
Kur’an-ı Kerim eşcinselliği ve bu yolla kurulan ilişkileri yasaklarken, “akıl sahipleri” için alınacak ibretler olduğu açıktır. Nitekim Lut kıssası üzerinden insanlığa rehberlik eden emirler; bireylerin ve ailenin korunmasının yanı sıra toplumun bütünlüğünün de sağlanması amacıyla vahiy yoluyla gelmiştir.
İnsanlığın fıtratına aykırı kabul edilen bu duruma “demokrasi ve özgürlük” adı altında destek verenlerin, bugün kendilerine karşı olan hiçbir fikre hoşgörü göstermemektedirler. Pek çok dinde ve siyasal ideolojide yasaklanan eşcinsellik, insan haklarına dayalı demokrasilerde bir propaganda malzemesi olarak savunuluyorsa; böyle olmayanların da kendi değerlerine yaslanarak bu konularda görüş bildirme hakkı saklıdır. Bu hak Müslümanlar için temel bir vazifedir.
Sonuç
Mesnetsiz iddialara dayanarak suç duyurusu yapılması ve baskı kurulması, tıpkı tarihte olduğu gibi karşıtları susturarak kendilerine alan açma yanılgısı taşımaktadır. Hak, hukuk, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi temel insani ilkeler, kendi sapkın ve kindar fikirlerinin önüne maskeleyen sözde hak savunucusu dernekler ve örgütler eliyle yayılmaya çalışılan kirli söylemlerin toplum nezdinde hiçbir meşru zemini bulunmamaktadır.
Çocuklarımıza, gençlerimize ve nesillerimize bir insan hakkı olarak sunulan cinsel sapkınlık; insanlığın ifsadına, toplumun çöküşüne ve ailenin yok olmasına yol açan büyük bir zulümdür. Bu noktadan hareketle, hak ve hakikatin şahitliğini yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın mezkûr ifadelerine karşı sergilenen tutumun karşısında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.





