Skip links

Terörsüz Türkiye Yolunda Sağduyu ve Ortak Sorumluluk

Hukukçular Derneği, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda terör meselesinin güvenlik boyutunun ötesinde; hukuki, siyasi, ekonomik, sosyal ve jeopolitik yönleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin sağduyu, toplumsal hassasiyet ve ortak sorumluluk anlayışıyla ele alınmasının önemine dikkat çekildi.

Türkiye ve içinde bulunduğumuz coğrafya, uzun yıllardır etnik ve mezhepsel farklılıkların çeşitli dönemlerde ayrışma ve çatışma zemini hâline getirilmeye çalışıldığı zorlu süreçlerden geçmiştir. Terör meselesi de bu tarihî ve toplumsal gerçekliklerden bağımsız değerlendirilemeyecek kadar çok boyutlu bir nitelik taşımaktadır.

Terör meselesi çok yönlü ele alınmalıdır

Terörle mücadele yalnızca güvenlik veya hukuk politikaları çerçevesinde değerlendirilebilecek bir konu değildir. Meselenin uluslararası ilişkiler, jeopolitik gelişmeler, ekonomi, toplumsal yapı, güvenlik ve siyaset başta olmak üzere birçok farklı boyutu bulunmaktadır.

Türkiye, geçmişten bugüne terörün sona erdirilmesi ve kalıcı bir çözümün tesis edilmesi amacıyla farklı dönemlerde çeşitli politikalar uygulamıştır. Güvenlik tedbirlerinin yanı sıra demokratikleşme, toplumsal gelişme ve ekonomik kalkınmaya yönelik çalışmalar da bu mücadelenin önemli unsurları arasında yer almıştır.

Bu nedenle bugün gelinen noktada terör meselesinin bütün boyutlarıyla ele alınması; geçmiş tecrübelerden ders çıkarılarak gerçekçi, kararlı ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Şehitlerimizin hatırası ve gazilerimizin hassasiyetleri gözetilmelidir

Terörün Türkiye’ye ödettiği ağır bedellerin unutulması mümkün değildir. Vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlerimizin aziz hatırası, kahraman gazilerimizin fedakârlıkları, güvenlik güçlerimizin mücadelesi ve terör saldırılarından doğrudan zarar gören vatandaşlarımızın yaşadıkları, bu süreç değerlendirilirken en temel hassasiyetler arasında yer almalıdır.

Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkılması, gazilerimizin ve terörden zarar gören vatandaşlarımızın hassasiyetlerinin gözetilmesi ortak bir toplumsal sorumluluktur.

Bununla birlikte terörün yol açtığı kayıpların ve acıların gelecek nesiller açısından sürekli hâle gelmesini önleyecek, milletin huzurunu ve güvenliğini kalıcı biçimde sağlayacak politikaların oluşturulması da ülkemizin geleceği bakımından büyük önem taşımaktadır.

Terörsüz Türkiye için ortak sorumluluk

Terörün sona erdirilmesi; toplumsal huzurun güçlendirilmesi, hukuk devletinin korunması ve Türkiye’nin geleceğinin güvence altına alınması bakımından stratejik öneme sahiptir.

Bu süreçte devlet kurumlarının, siyaset kurumunun, hukuk camiasının ve toplumun bütün kesimlerinin sağduyulu bir yaklaşım benimsemesi; geçmişte yaşanan acıları ve toplumsal hassasiyetleri gözetirken gelecek nesillerin güven içerisinde yaşayabileceği bir Türkiye hedefinde ortaklaşması gerekmektedir.

Terörsüz Türkiye hedefi, geçmişin tecrübelerinden ders çıkaran, şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin hassasiyetlerine sahip çıkan, hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeyen ve milletin ortak geleceğini önceleyen bir anlayışla ele alınmalıdır.